Sponsored Genesis

Genesis-Mining

Sponsored Computta

Mining
temel fikralari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
temel fikralari etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Turkler ve Japonlar

Japonlar ile Türkler arasında temel bir düşünce tarzı farklılığı vardır.

Şöyle özetleyebiliriz :

Japonlar: Biri yapabiliyorsa, ben de yapabilirim. Hiç kimse yapamıyorsa, ben yapmalıyım.


Türkler: Biri yapabiliyorsa ben neden yapayım? Hiç kimse yapamıyorsa, ben nasıl yapayım? :))

Uzman deli

Askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış. Bir gün bunu komutana da götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar. Komutan inanmamış...
- "Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç?", demiş.Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve
-"1.75 efendim", demiş.Komutan:
-"Doğru.. Hayret, nasıl bildin?" demiş. Asker :
-"Bilirim tabi efendim, ben kereste uzmanıyım

Mazeret

Temel askerliğini yapıyormuş. Bölükte kırk ere izin vermişler. Geç kalırlarsa çadır hapsi var, ancak iyi bir mazeretleri olursa affedilecekler. Kırk kişiden otuz dokuzu da geç kalmış, hep ayni mazeret:
- Atla istasyona celeydum. At catladi, tren kaçtı, geç kaldum.
Derken kırkıncı da tamamlanmış, Temel'e sıra gelmiş.
- Senin de mi atin çatladı, diye sormuşlar.
- Hayır, demiş. Yoldaki otuz dokuz at leşini geçemedum.

Gencin Dramı

Birgün bir genç yanında bir kızla eve gelir ve işte evleneceğim kız diyerek ailesini tanıştırır . Neyse kahveler içilir koyu bir sohbet başlar : Sonra bir ara baba oğlunun kulağına usulca bak oğlum annen beni yatakta hiç mutlu edemedi bu yüzden onlarca kadınla beraber oldum işte bu kızda o beraberliklerin birinden olma yani siz kardeşsiniz demiş . Genç yıkılmış üzülmüş ama yapacak bişey yok . Bir zaman sonra başka bir kızla gelmiş eve ve yine tanıştırmış baba bakmış ki bu kızda bi başka beraberlikten olma oğlunu çekmiş kenara ve yine aynı sözler siz kardeşsiniz evlenemezsiniz . Artık genç öfkelenmiştir ve annesinin yanına giderek ona herşeyi anlatır . Annesi gülerek sen babanın sözlerini kafana takma oğlum zaten gerçek baban değil demiş …

Hamile kalamayan koyun

Adamın birinin çok sevdiği bir koyunu varmış. Bu koyun hiç gebe kalamıyormuş. Adam, komşu köyde birinin koçu olduğunu ve hangi koyunla çiftleşirse hamile bıraktığını duymuş. Bunun üzerine koyununu el arabasına koymuş, çıkmışlar yola, köye vardıklarında selam verip adamın yanına yaklaşmış.
-Yahu gardaş senin koçun methini duydum koştum geldim. Hele bizim koyuna da bir çare.
-Aman gardaş lafımı olur. Amma 30 liranı alırım.
-Tamam.

Neyse çiftleşme gerçekleşiyor ve adam koyunu tekrar el arabasına koyup giderken koçun sahibine soruyor:
-Hamile kalıp kalmadığını nereden anlayacağız?
-Yarım sabah ahıra girince bak. Koyun eğer yatıyorsaaa hamiledir. Yok ayaktaysa hamile değildir.



Neyse sabah oluyor adam bir heyecanla ahıra koşuyor. Bakıyor ki koyun ayakta.
Ulan diyor yine tutmadı.
Karısı demiş ki bi daha götür.
Adamın ki de bir ümit koyunu tekrar el arabasına bindirip gitmiş.
Bu sefer 40 lira alıyor koç sahibi.
Ertesi sabah adam koşa koşa ahıra gidiyor ki bi de ne görsün koyun yine ayakta.
Adam iyice sinirleniyor. Neredeyse koyunu kesecek.
Karısı adamı sakinleştirip koyunu tekrar götürmesi için adamı ikna ediyor.
Adam koyunu götürüyor ama koç sahibi adam bu sefer 50 lira alıyor. Adam daha da sinirleniyor söylene söylene eve geliyor.
Koyunu ahıra atıp gidiyor.
Sabah ise yatağına uzanmış umutsuz ve sinirli bi şekilde karısına:
-Hele git şu koyuna bak. Oturuyor mu ayakta mı.

Kadın gidip bakıp geliyor ve diyor ki:


-Koyun ne oturmuş ne de ayakta bey. Arabaya binmiş seni bekliyor :)

Temiz Sürücü

Trafik memurları bir gün, trafik kontrolü yapıyorlarmış. Karşıdan gelen Temel ile Fadime’ yi gören komiser, hemen arabayı durdurmuş. İkisini de emniyet kemeri takmış olarak görünce:
-Beyefendi bugün yaptığımız kontrolde tek emniyet kemerini takan çift sizsiniz, bu yüzden size 500 Türk Lirası ödül veriyoruz. Ama merak ettik, bu parayla ne yapacaksınız? Temel sevinçle cevap vermiş
-Ne mi yapacağum. Hemen gidip kendime bir ehliyet alacağum demiş. Polis :
-Ne ne ehliyetiniz yok mu, demiş komiser. Fadime olayı toparlamak için:
-Kusura bakmayın memur bey, temel içince ne dediğini bilmez, der. Komiser daha da şaşkınlıkla:
-Ne bir de içkili misiniz, diye bağırır. Arkadan yaşlı adam öne atılır ve :
-Ben demuş idum çalıntı arabayla yola çıkmayalum başumuza bi iş gelir diye. Komiser neye uğradığını şaşırmışken, bagajdan atlayan İdris de koşa koşa gelerek.

– Ne oldi,geçtuk mi sınırı daaa :)

Diken..

Fanatik Galatasaray'lı ilk defa gittiği berberde saçını kestirirken, berberi durduk yere:
— İlk gittiğin maçı anımsıyor musun? diye soracağı tutar. Bizimki beklemediği bu soru karşısında, şaşırır:
— Evet, ne olacak?
— Hangi maçtı?
— Bir Fenerbahçe maçıydı.
— Kadiköyde mi?
— Evet oradaydı….
Aradan bir-iki dakika geçmez. Berber yeniden sorar:
— Hangi maç demiştin?
— Fenerbahçe maçı.
— Nerede!! Nerede?
— Kadıköy dedik ya!
Bir-iki dakika geçmez yine aynı hikâye:
— Demek hayatta gittiğin ilk maç bir Galatasaray - Fenerbahçe maçıydı ha?
Bizimki sinirlenir:
- Evet be Fener maçı dedik ya !!!!
Berber birkaç dakika sonra ayni nakaratı sürdürünce, bizimki isyan eder:
— Eeee.. İnsaf be!! Kardeşim ilk gittiğim maçın Fener maçı olduğunu elli kere söylettin!!. Yeter artık!! Kırık plak gibi niye tekrarlıyorsun?
Sükûnetini bozmayan berber:

— Fener deyince saçların diken diken oluyor ama! Daha rahat kesiyorum [!?] 

Meslek...

Kadın; işadamı kocasının, ülkedeki ekonomik krizin nabzını yoklamak amaçlı gezisini fırsat bilir ve eski manitalarından birini yatağına alır.. Olacak ya!! Koca, beklenen süreden önce iş gezisi bittiği için soluğu evde almıştır. Öyle ki, kadın arkadaşını anca sokabilir yatak odasındaki gardıroba. Kendi de hemen, darmadağınık olan yatağın içine uzanır. Kocası yatak odasına girdiğinde:

- Ah canım! Sakın yakma lambayı!! Başım öyle çok ağrıyor ki, başımı yorganın altına soktum; tahammülüm yok ışığa da, aydınlığa da...
Koca:
- Ah!! Ah canımın içi!! Şimdi geçiririm ben senin baş ağrını. Demesiyle karanlıkta soyunur, dökünür. Tam yatağa girerken, gardıroptakini evden nasıl çıkaracağını düşünen kadın, başlar sızlanmaya:
- Ah başım... Çatlıyor başım... Yok, hayır, dayanamayacağım; korkunç ağrıyor başım. Kocacığım ne olur, hiç değilse, açık bir eczaneden aspirin alır mısın?
Karanlıkta soyunup dökünmüş koca;
- Gayet tabii karıcığım, gayet tabii…
Elektriği yakmadan karanlıkta el yordamıyla giyinen koca apartmandan dışarı çıkar, karşıdaki tanıdık eczanenin nöbetçi olduğunu görünce de çok sevinir. Hemen koşar eczaneye:
- Aspirin istiyorum,
Eczacı:
- Tamam, bir dakika.. 
Eczacı, raftaki aspirini almaya uzanırken birden geri döner ve adama: 

- Ne oldu size böyle? Üstünüzdeki itfaiyeci üniforması da ne? Yoksa mesleğini mi değiştirdin?  

Kaplumbaga

Ücra bir koyun ilkokuluna müfettis gelecegi haberi alinir. Bunu duyan tek sinifli ilkokulun tek ögretmeni panikler çünkü çocuklar 2. sinifta olmalarina ragmen çok zor okumaktadirlar. Ögretmen müfettisin gelecegi gün sinifta ufak bir konusma yapar:
"Bakin çocuklar bugün okulumuza müfettis gelecek. Muhtemelen de tahtaya bir seyler yazip okumanizi isteyecek. Müfettis tahtaya bir sey yazmaya baslarsa hemen bana bakin ben size ne yazdigini anlatirim, siz de okumus gibi yapip söylersiniz."
Çocuklarin aklina yatmis bu tabii. Müfettis gelmis, kisa hosbesten sonra ögretmen çocuklardan birine "Kalk bakalim" demis "Su tahtaya yazdigimi oku" ve baslamis kocaman harflerle "kaplumbaga" yazmaya. Bunu gören ögretmen müfettise çaktirmadan çocuga bir güzel anlatmis ne oldugunu tahtadakinin.
Müfettis: "Oku bakalim oglum ne yaziyor?"

Ögrenci: "Tos-ba-ga"

Tatbikat

Temel ile Dursun bir gün parasüt tatbikatına katılmışlar. Diğer paraşütçüler
gibi onlarında uçaktan atlama sıraları gelmiş ve kendilerini boşluğa
salıvermişler. Temel in paraşütü açılmış ancak Dursun un ki açılmamış.
Dursun Temel e :
- Ula Temel bu meret açılmayı da!..
Temel :
- Ula Tursin yardımcı parasüti aç usagum!..
Dursun yardımcı paraşütü açmaya çalışmış fakat o da açılmamış ve
Dursun Temel e :
- Ula Temel bu merette açilmayi..
Temel :

- Bos ver usagum nasul olsa tatbikattayiz. ..

Kısmet

Gece vakti, kasabadaki tek otele yerleşmeyi başaran adam; bir duş alır ve hemen bara iner.. Bakar, 50–55 yaşlarında bir hatun, lakin mihrap yerinde. Yanaşır. Bir kaç dubleden sonra hatun olur bir ilahe ve çok geçmez çıkarlar odaya.. Kadın, ilişkiden fazlasıyla memnun kalmış olacak ki, adamın kulağına fısıldar:

— Seni ödüllendirmem gerek, hiç anne kız birlikte oldun mu?

Duyduklarına inanamayan adam:
— Hayır...
— İster misin peki?
— Bayılırım..

Kadın:
— Gel o zaman, bize gidelim.
Yola çıkarlar, bir süre sonra kasabanın sonunda tek katlı bir eve varırlar. Bahçeye önde giren kadın, evin kapısını açar, karanlıkta içeriye seslenir:


— Anne! Anneciğim!! Sana bir sürprizim var... Uyumadın değil mi? 

Temel Uzayda

Nasa uzay üssünde yeni bir deneme yapılıyormuş. Gönüllü başvuranlar arasından Temel, astronot adayı olarak seçilmiş. Ön elemede oldukça sıkı testleri geçen Temel; 3 aylik ikinci bir eğitim ile iyi bir astronot olabilmiş.

Beklenen an gelmiş ve Temel bir maymunla birlikte uzay mekiğine binerek havalanmış. Atmosfer aşıldıktan sonra Temel'in ilk işi; kendisine sıkı sıkıya söylenildiği gibi zarfları açıp maymunun ve kendisinin görev kartlarını okumak olmuş. Maymunun görevleri: "Yerküre ile bağlantıyı sürekli kontrol altında tutmak; her 2 saatte bir yörüngedeki sapmaları ayarlamak; füze içindeki hava basıncı, ısı, iletkenlik değerlerini aşağıya bildirmek; yakıt harcamasını ve motorların sırasını belirlemek..." diye devam ederken; okumaktan sıkılan Temel, kendi görev kartını açmış : 

"Maymunu iyi besle!"

doktorlar

Bir İngiliz doktor diyor ki:
-Tıp bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamın beynini alırız ve başkasına koyarız ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz.
Alman doktor diyor ki:
-Bu hiçbir şey değil; biz bir adamın beynini çıkarırız ve başkasına koyarız ve onu dört haftada savaşa hazır hale getiririz. 
Amerikalı doktor da diyor ki: 
-Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksas’tan bir beyinsizi aldık ve beyaz saraya koyduk. Şimdi ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor.

fizik dersi

Temel, idris ve Dursun fizik dersindeler. Hoca sozlu yapmak icin Dursun'u kaldirmis. 
- Kalk bakalim Dursun. Sicak bir gunde arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin? 
- Cami acarim, hocam. 
Hoca atlamis; 
- Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir? 
Dursun'da yanit yok tabii. Oylece kalakalmis. Sifirini almis oturmus. Bu arada Temel fizikcinin lazlara gicik oldugunu bildiginden sira kendine gelecek diye korkmaya baslamis. Hoca bu kez, 
- Sen kalk bakalim, idris. deyince Temel iyice sinmis. Hoca, 
- Soyle bakalim idris. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin? 
- Ceketimi cikaririm, hocam. 
- Daha sicak oldu. 
- Cami acarim, hocam. 
- Hah iste, o camdan giren ruzgarin ivmesi nedir? 
Idris de yanit verememis ve sifiri alip oturmus. Temel'i iyice bir telas almis. Hoca Temel'e donup, 
- Temel, kalk bakalim. Sicak birgun ve arabanla gidiyorsun. Sicak bastirdi. Ne yaparsin? 
- Ceketimi cikaririm, hocam. 
- Daha sicak oldu. 
- Gomlegimi cikaririm, hocam. 
- Daha da sicak oldu. 
- Pantolonumu cikaririm, hocam. 
- Oglum cok sicak oldu. 
- Atletimi cikaririm, hocam. 
- Oglum yaniyorsun sicaktan. 
- Donumu cikaririm, hocam. 
- Evladim, ter icinde kaldin. 
- Herseyimi cikaririm, hocam. 
- Sicak imanini gevretiyo yahu... 
- Hocam, bosuna ugrasma, anami da ..kseler acmam o camı...!!!

tatil bitti

Bir işadamı, oldukça yoğun ve yorucu geçen bir seneden sonra tatile çıkmaya karar verir. Eşi de kendisi gibi meşgul olduğu için birlikte tatil yapacakları bir dönem ayarlamak zor olur. İspanya kıyılarında bir otel bulur ve bulduğu ilk uçakla oraya gider. Otele yerleşirken bir aylık bir rezervasyon yaptırır. Bir hafta kadar güzelce tatil yaptıktan sonra, bir akşam yemeğinde garson kendisine bir mektup iletir. Mektubu okuyan işadamı, tatilini geçirdiği otelin yöneticisinin yanına gider. "Ne yazık ki tatil sona erdi..." Yönetici şaşırır ve üzülür. "Ama beyefendi, bir aylık rezervasyon yaptırmıştınız, ne oldu böyle aniden?" İşadamı çaresiz bakışlarla cevap verir: "Evet bir ay kalacağım, ama tatil bitti. Karım işinden izin almayı başarmış ve iki gün sonra burada olacakmış..."

safari

aganin biri dunyayi gezip goreyim demis. her yolculugundan sonra koyluyu, kahvede etrafina toplayip, gezip gorduklerini anlatirmis ki marabasinin da vizyonu genislesin. yine bir yolculuk sonrasi kahvede koylusunu etrafina toplamis.koylu baslamis sormaya :

- agam bu sefer nere gettin?
- afrike'ye getmisem
- agam efrike de ne yaptin?
- safari ya çikmisem.
- hele bu sefari ne ola ki?
- hele arabaya biniysen. araziye ovaya cihiysen,nerde bi heyvan goriysen, pesinden arabayi suriysen.heyvana yetisip tufek ile vuriysen.

- agam sen hec heyvan vurdiin?
- heee vurdim 
- ne vurdin?
- zebra vurdim
- agam hele bu zebra ne ola ki?
- esegi biliysen?
- hee..
- aha, esegin siyah beyaz cizgili olani
- abov..agam baska ne vurdin?
- zurefa vurdim.
- hele bu zurefa ne ola ki?
- esegi biliysen?
- hee..
- aha, esegin bacaklari iki metre, boynu 3 metre olani
- abov..agam baska ne vurdin?
- gergedan vurdim.
- hele bu gergedan ne ola ki?
- esegi biliysen?
- hee..
- aha, esegin derisi biraz kalin olani, bir de burnunda iki tane boynuz vardir
- abov..agam baska ne vurdin?
- piton vurdim?
- agam bu piton ne ola ki?
- esegi biliysen?
- hee.
- esegin aleti biliysen?
- heee..
- aha, onun 4 metre olani. ama esek yoktir.

ilkokul

kucuk ali okula basladigindan beri her gun ogretmeni aysel'e gidip ';
"efendim beni yanlis sinifa koydunuz. benim yerim birinci sinif degil. ablam ucuncu sinifta ama ben en az onun kadar akilliyim. hic olmazsa beni ucuncu sinifa alin" diye sikayet edermis. 

bundan sikilan aysel ogretmen bir sabah ali'yi kaptigi gibi okul mudurune goturmus ve hadiseyi anlatmis. okul muduru "peki " demis "bu cocugu bir imtihan edelim, eger yeri ucuncu sinifsa o sinifa sokalim" ve sormaya baslamis, 
"iki kere iki ? " ali hemen "dort" diye cevap vermis.
"sekiz kere dokuz?" ali "yetmis iki" demis. "kac mevsim var?" ali "dort" demis.

sinif hocasi mudure "musade ederseniz ben de birkac sual sorayim" demis ve sormus ;
"soyle bakalim ineklerde dort tane ama ben de iki tane var, bu nedir?"
ali "ayak " demis.
aysel ogretmen sormus "peki senin pantalonunda olup da benim pantalonumda olmayan nedir ?"
ali hemen " cep " demis.

bunun uzerine mudur aysel ogretmen'e donmus ve "hocam" demis "bu cocugu uc degil besinci sinifa koyalim, cunku son iki suale ben dogru cevap veremedim ama o verdi".

iddia

adamın biri bara girer ve barmene seslenip konuşmaya başlar..

adam- sana bir teklifim var
barmen- duyalım bakalım..
a- senle 500$a bahse girerim barın arkasındaki ikinci raftaki boş bardağa buradan bir damla taşırmadan işeyebilirim..
b-zuhaha tamam kabul..

adam bardak dışındaki her yere işer.. özellikle barmenin üzerine ve sırıtarak işini bitirir ve barmene bakar..

b- pekala üstüm başım rezil oldu ama şu 500$ papeli görelim..
a- al! sırıtmaya devam ederek parayı bara koyar 
b- sen neye gülüyorsun lan denyo 500$ kaybettin!
a- hayır! ben şu köşede bilardo oyanayan adamlarla 1000$ına bahse girdim, senin ve barının her tarafına işeyebileceğime ve senin bundan memnun bile olabileceğine!!!

Buzdolabi

Ahirette sorgu sirasini bekleyeni ki adam birbirleriyle konusmaya baslar.
     "Sen nasil öldün?" diye sorar birinci adam ötekine. "Donarak öldüm.."
     "Kötü bir ölüm olsa gerek..." der birinci adam " donarak ölmek nasil bir sey?" "Sey, baslangicta cok rahatsiz edici.."
     diye anlatmaya baslar ikinci adam.
     "titremeye basliyorsun, bütün el ve ayak parmaklarin agrimaya basliyor. Ama sonrasi, ölmek için çok sakin bir yol. Vücudun uyusuyor, adeta bosluga sürükleniyorsun,tipki uykuya dalmak gibi.. 
     Peki ya sen? sen nasil öldün bakalim?"
     "Kalp krizi geçirdim" der birinci adam.
     "karimin beni aldattigindan emindim. Bir gün ansizin beklenmedik bir saatte eve döndüm, yatak odasina kostum.. Karimi orada yapayalniz örgü örerken buldum. Sonra bodruma kostum ama kimseyi bulamadim. Ikinci katta da kimse yoktu.
     Sonra hizla çati katina vardigimda kalp krizi beni buldu..Oraciga yigildim ve öldüm.. Aynen böyle.."
     Ikinci adam basini sallar "Berbat birsey bu..." der "..sadece bir an mutfakta durup buzdolabina bakmayi akil edebilseydin simdi ikimiz de hayatta olacaktik.."

Deve

   Çölün ortasinda bir kaleye yeni bir komutan tayin edilmis ve adam geldigi gün kidemli bir çavusu yanina alarak teftise çikmis,komutan foseptik çukurunu görmüs ve: 
     - Bu çukurun burada ne isi var hemen kalenin disina alin insan sagligina zararli. 
     Çavus: 
     - Emredersiniz efendim. demis ve notunu almis. 
     Komutan atlarin içinde bir tane deve görmüs ve sormus: 
     - Bu devenin burada ne isi var. 
     Çavus cevap vermis: 
     - Efendim o deveyi bizim askerler cinsel ihtiyaçlarini karsilamak için kullaniyorlar. 
     Komutan hiddetlenmis ve derhal deveyi satmalarini emretmis. 
     Aradan üç-bes derken 6 ay geçmis ve komutan çavusa : 
     - Ulan su deveyi geri getirin bari burada kadin da yok ne yapalim. Hemen askerler gidip sattiklari deveyi tekrar almis ve kaleye getirmisler. Komutan o gün deveyle cinsel ihtiyacini bir türlü karsilayamamis ve sabahin besinde nihayet muradina ermis ve sabah olur olmaz çavusu çagirmis: 
     - Oglum askerler nasil yapiyorlar ben sabaha kadar ugrastim anca yapabildim deve yüksek tabure koyuyorum alçak kaliyor neyseki hallettim. 
     ve çavus cevap vermis: 
     - Efendim malumunuz çöldeyiz ve atlarin belirli bir dayanma siniri var buraya yaklasik 40 km uzaklikta bir genelev var biz deveyi oraya gidip gelmek için kullaniyorduk... 

Sponsored SimpleFX

Sponsored 24options

Sponsored Computta

S4Mining

Sponsored Adnw

loading...

Sponsored Chitika